26.01.2022 21:10:23
USD (Alış - Satış) : 2.91 - 2.93 EUR (Alış - Satış) : 3.27 - 3.30
Yasin ŞEN
06 Ocak 2022 Perşembe

SERVET YÜKSEL

SERVET YÜKSEL
Dörtdivanlı şair Servet Yüksel, 19 Ekim 1966 (nüfusta 1 Mayıs 1968) tarihinde, Adakınık Mahallesi’nde dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Dörtdivan’da okudu, liseyi ise Almanya’da tahsil etti. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Makine tamirciliği mesleğini öğrendi ve Almanya’daki özel kuruluşlarda çalıştı. Almanya’da Türkçe yayımlanan dergi ve gazetelerin muhabirliğini ve temsilciliğini de yaptı. 5 Eylül 2021 tarihinde memleketi Bolu’da vefat etti.
Şiir ve yazıları Türkiye ve Tercüman gazetelerinin yanı sıra Altınoluk, Eğitim Bilim, Orkun, Taşra Edebiyat, Rayiha, Güneysu, Kardelen, Size, Wird, Gülpınar, Zafer, Gurbette Bayrak, Ana, Şiir Defteri, Diyanet Çocuk, Türkiye Çocuk ve Yeşilay, Yüzakı, Semerkand, Somuncubaba
gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Hasan Şanlıtürk ve başka bestekarlar tarafından bestelendi. İLESAM ve Türk-İslâm Birliği üyesiydi.
Katıldığı yarışmalarda şair çeşitli dereceler ve birçok ödül aldı. Aldığı Ödüller şunlardır: Türkiye Milli Kültür Vakfı'nın 1994 yılında açtığı Şehitlerimiz konulu şiir yarışmasında birincilik. Edebiyat Güncesi Dergisi’nin 1996 yılı içersinde şiir yarışmasında Üçüncülük. Türk Edebiyatı Dergisi’nin 1988’de İstanbul konulu şiir yarışmasında mansiyon. Trabzon Belediyesi’nin açtığı Natı-Şerif yarışmasında ikincilik. Gurbette Bayrak Dergisi’nin 1987’de düzenlediği şiir yarışmasında mansiyon. 1. Akabe Şiir yarışmasında Jüri Özel Ödülü. Ayrıca şair, Sabah Gazetesi’nin 2017’de düzednlediği “15 Temmuz Tarihi Değiştiren Tarih” adlı şiir yarışmasında “İhanetin Ayak Sesleri” adlı şiiriyle üçüncülük ödülü aldı.
Servet Yüksel’in on beş kadar şiiri çeşitli sanatçılar tarafından bestelenip okundu. Ayrıca ünlü şairlerin gurbet şiirlerinden oluşan “Hep Kahır-Gurbet Şiirleri” albümünde ‘Gurbet’ adlı şiirini Uğur Arslan yorumladı.
Servet Yüksel, Almanya’nın Augsburg şehrinde uzun yıllardan beri ikamet etmekte ve burada yaşamaktaydı. 13-14 yaşlarında Dörtdivan’dan ayrılmıştır. Yılın belli zamanlarında memleketine gelmekteydi. Bu gidiş gelişlerle şairin çocukluğu gurbet ve hasret temalı şiirlerinin en büyük kaynağıydı.
Şair, düzyazıyla ve haber metinleriyle meşgul olmuşsa da genel olarak şiir üzerinde yoğunlaşmıştır. Beş şiir kitabı yayınlanmıştır. Bunlar sırasıyla; Kışlardan Bahara (1988), Karanfil Düşleri (1993), Aynalardan Bakan Sen misin? (1997), Gel Ey Aşk (2008), Gül Olsun (2017) adlarını taşır.
Servet Yüksel bir gurbet şairiydi. Şiirlerinde doğup büyüdüğü Bolu’ya hasretin derin izleri görülür. Bu türden şiirlerinde doğup büyüdüğü yerlerle şehirler arasında kalmış bir şairin duygularıyla karşı karşıya geliriz. “Şehirler Yordu Beni!” şiirinde bunu görmek mümkündür:
Bu şehirler yordu beni ey şair!
Gel Seyricek yaylasına göçelim.
Vurgun yemiş duyguların yeşerir,
Yudum-yudum sessizliği içelim.

Bir pınar başında dalar gidersin,
Sular şırıl şırıl içine akar.
Mor dağların sinesinde yitersin,
Gece her yüreğe bir ateş yakar.

Gün doğmadan yola düşer çobanlar,
Selam olsun el değmemiş çiçeğe.
Ya çileli anaları kim anlar?
Maya diye sevgi katar ekmeğe.

Yalçın kayalarda nal izleri var,
Bir ah çek de, destanları uyandır.
Kaval seslerinde bir tatlı efkar,
Burda sevda bir yaralı ceylandır.

Bu küçük evlerde huzur oturur,
Gönlümü okşardı serin akşamlar.
Her nereye baksam hayalim durur,
Bana o günleri verin akşamlar...
Servet Yüksel, şiirlerini hece vezniyle kaleme almıştır. Şiirlerinde arı duru bir Türkçe derhal hissedilir. Yüksel’in şiirlerinde en çok öne çıkan temalar aşk, gurbet ve sılaya özlemdir. Şair, gurbetini ve özlemini dile getirmekle beraber Dörtdivan’ın değerlerini öne çıkarmayı da başarmıştır. Köroğlu, Kırat, yayla kültürü, Dörtdivan’da bir zamanlar yaşayan şahsiyetler, köy yaşamı onun şiirlerinde yer verdiği konulardandır.
Yukarıda şairin şiirlerinde en öne çıkan temalardan birinin gurbet olduğunu söylemiştik. Aslında şair aşkı konu ettiği şiirlerinde de bir gurbet havasını hissettirir. Aynalardan Bakan Sen Misin kitabına başlık olan şu şiiri buna iyi bir örnektir:
Her an saatlerden akan sen misin?
Bana aynalardan bakan sen misin?

Dil söylemez, kulak duymaz, göz görmez,
Aklın ötesinde çakan sen misin?

Ölümde atarmış hayatın nabzı,
Beni bir “söz” ile yakan sen misin?

Yollara düşmüşüm elsiz, ayaksız...
Gönlümü peşine takan sen misin?

Kimse yoramadı rüyalarımı,
Dipsiz kuyulardan çıkan sen misin?

Ey batmayan güneş gerçeğin sesi,
Putları yüzüstü yıkan sen misin? (Servet Yüksel, Aynalardan Bakan Sen misin, Ankara 1997, s. 5.)
Günümüzde hece veznini kullanan şairler vardır. Fakat hece vezninde başarıyı yakalamak oldukça zordur. Servet Yüksel, heceyle yazdığı şiirlerinde başarılı olan şairlerden birisidir. Hece vezni ve şiirinin yaslandığı güçlü gelenek şairin beslendiği kaynaklardandır. Şiirlerinde onun kelime seçimi de titiz diyebileceğimiz bir özellik arz eder. Şairin “Hangi Dost Okur Beni” başlığını taşıyan şiiri onun bu konudaki tercihlerine iyi bir örnektir:
Zaman boynumda kement ötelere kur beni.
Her halimde gariblik hangi dost okur beni.?

Bir uslanmaz gönlüm var taştan taşa vur beni.
Rüzgar alıp götürsün göklere savur beni.

Ey düşleri gül kokan korkular bürür beni.!
Utanmaz şehirlerden mor dağlara sür beni...

Sonsuz sefere saldı içimdeki kor beni.
Söz yavan, sükut ehli dervişlere sor beni..

Yoluna baş koyduğum aşk ile yoğur beni..
Öyle acizim, lutfet cemale doyur beni.... (Servet Yüksel, Gel Ey Aşk –Şiirler-, Şiir Dünyası Kitapları, 2008, s. 13.)
Yüksel’in şiirlerinde dikkat çeken bir diğer husus kafiye örgüsünün sağlamlığıdır. Şairin hemen her şiirinde bu husus üzerinde dikkatle durulmuştur, denebilir. Yüksel’in şiirlerinde kafiyeler, şiiri çok güçlü bir bütün olarak duymamıza yardım etmektedir. Sadece kendisine bağlı kalmamak şartıyla kafiye, redif ve vezin; şiirde beliren uçsuz bucaksız duygu âlemini ve oradan bize aksedenleri muntazam bir hâle dönüştüren birer imkândır. Servet Yüksel, kanaatimce bunlardan şiirlerinde en iyi istifade eden şairlerden birisiydi.
Yüksel’in şiirlerinin bir kısmı millî duyarlılıkla kaleme alınmıştır. Bu türden şiirlerinde Türklüğün tarih boyunca yaşattığı değerler öne çıkar. Bazı şiirleri ise dinî duyguların ve düşüncelerin aksettiği manzumeler olarak dikkat çekmektedir. Aşağıya kaydettiğimiz “Allah Diyen Ölmez Ki” başlıklı manzumesi, bu türden şiirlerinin en güzellerinden biri olarak kabul edilebilir:
Dünya denen kafeste,
Herkes ayrı heveste,
Vallahi son nefeste,
Allah diyen ölmez ki…

Gönül sırra ermeden,
Cennet gülü dermeden,
Cemalini görmeden
Aşık olan gülmez ki…

Ey Servet’in yananlar,
Elif ne demek, anlar…
Kevser’den içen canlar,
Hiç kendini bilmez ki…
ALLAH diyen ölmez ki… (Servet Yüksel, Aynalardan Bakan Sen misin, Ankara 1997, s. 17.)
Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi Yüksel’in şiirlerinin önemli bir kısmı özelde Dörtdivan’ın genelde de Bolu’nun güzelliklerini anlatmaktadır. Kanaatimce Dörtdivan Güzellemesi ve Bolu Güzellemesi başlıklı şiirleri şairin en başarılı manzumeleri arasındadır. Öte yandan şairin ilk şiirlerinden en son yayınlanan şiir kitabı Gül Olsun’a doğru şiir sisteminde iyiden iyiye beliren bir oturmuşluğu izlemek mümkündür.
Servet Yüksel, Köroğlu’nun memleketindendir. Dolayısıyla onun şiirlerinde Köroğlu’na, Ayvaz’a ve Kırat’a tesadüf etmek mümkündür. Bu tür manzumeleri, Yüksel’in gurbette ne kadar yaşarsa yaşasın doğup büyüdüğü toprakların şairi olduğunu göstermektedir. Şair, “Koç Köroğlu” şiirinde, bu destan kahramanını müstakil olarak ve bir koçaklama havası içerinde işlemiştir:
Gün doğanda Çamlıbeller sislenir,
Ünümüzü yolcu bilsin, yol bilsin..
Dağdan dağa can dostuna seslenir,
Bu destanı mızrap bilsin, tel bilsin..

Güzellerin mavilisi, morlusu,
Yiğitlerde yüreklerin korlusu,
Aşk dediğin geçitlerin zorlusu,
Sevdasını bülbül bilsin, gül bilsin..

Koç Köroğlu kıratına binende,
Bir o yana bir bu yana dönende,
Namert korkup kuytulara sinende,
Hilesini sezdiğini yel bilsin..

Bu ahların fırtınası, borası,
Kanar durur, mazlumların yarası,
Gelir elbet zalimlerin sırası,
‘Aman’ olmaz kılıç bilsin, kol bilsin...

Göz kararır; yaşamaksa ar olur,
Bu meydanlar düşmanlara dar olur,
Cihan mülkü adaletle var olur,
Hüküm veren, kalem kıran el bilsin... (Servet Yüksel, Gül Olsun -Şiirler-, Yüzakı Yayıncılık, İstanbul 2017, s. 45.)
Bu şiir, Köroğlu’nun destanî hayatına bitişmekte ve kahramanın hayatı sanki bir koçaklamanın sunduğu havayla bütünleşmektedir.
Sonuç olarak bu küçük incelemeyle ve şiirlerinden seçtiğimiz örneklerle Servet Yüksel’in, Dörtdivan’ın ve Bolu’nun değerlerini işleyen kıymetli bir şair olduğunu söylemek isteriz. O, okuruna bir şairden ve yazardan isteneni vermekteydi. O, yöresel ve millî değerlerimizi başarılı bir şekilde şiirine taşıyan şairlerdendi. Bu vesileyle aziz şairimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Yasin ŞEN
Dörtdivan ÇPAL
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni



 


Tüm yazarlar için tıklayın

YAZARLAR

Tamamı